22.8.2008 - Gizli Kent

Sıfırın altında geceler hep yalnızlığa açılır diyorsun; neden beni zamanla avutuyorsun? Kurşunî bir serserilikle adımlıyorsun ellerimin sokaklarını. Bu şehirdeki tek solak şarkıcının seranadını dinliyoruz zihnimiz sıfırın altında dumanlı. Çiçeklerin üreme sistemini anlatıyor yaşlı bir adam duvardan dinleyicilerine. Sokak köpekleri alkış tutuyor beceriksiz jönklerlere. Ben palyaçolardan korkuyorum, sen soluksuz kalıyorsun kahkahadan. En ahmak sirk burası olmalı. Baksana senden öğreniyor ip üzerinde durmayı cambazlar. Vaktinin çoğunu anıt mezar yaparak geçiriyor yalnız heykeltıraşlar. Ben gravür olmanın hayallerini kuruyorum. Sen soluksuz kalıyorsun ağlamaktan. Annem nane kokulu kefenler ütülüyor arka bahçede. Babam kahramanı değil hikayenin; bir köşede rüyasız uykulara dalıyor. Biz kıyısında duruyoruz ahşap bir kapının. Çift kanatlı kapılar ayrılıklara açılır diyorsun.dursuz duraksız sevişiyoruz ihtimallerle. Sevgilim affet beni bu gece. Anlaşılmaz sözler ediyor gözlerim. Zamanı gelmiş demek hayatı s.ktir etmenin.
Gizli Kent'e Teşekkürler...
|